Galata kulesi Yapı
Galata Kulesinin ölçülerinin Ceneviz dönemindekilerle aynı olduğu düşünülmektedir. Kule Haliç kıyısından 425 metre mesafede ve denizden 35 metre yukarıda bir tepenin üzerine kuruludur. Giriş kısmı kulenin kuzeyinde iki taraftan kıvrılarak gelen procennesin mermerinden yapılmıştır. Girişteki kitabede Pertev tarafından kuleyi Hicri 1248 (Miladi 1832) yılında restore ettirdiği için II. Mahmut'a yazdığı on altı mısralık methiye vardır. O zamana kadar ahşap olduğu düşünülen giriş merdivenleri II. Mahmut zamanındaki restorasyondan beri değişmemiştir. Kapının üstündeki pencere muhtemelen askerlerin nöbetçiye bakmaları için yapılmıştır. Kulenin dışarıdaki taban çapı 16.45 metre iç çapı 8.95 metredir, duvarların kalınlığı 3.75 metredir. Yüksek giriş katından sonra dokuz kat vardır. En üst katta seyir balkonu bulunmaktadır. Alt kattaki pencereler küçük açıklıklar halindeyken altıncı ve yedinci katta daha geniş bir hal almaktadır. Sekizinci katta yay şeklindeki geniş pencereler dokuzuncu katta büyük kemerli pencereler halindedir.
Güneydeki geniş giriş kısmı şu anda giriş lobisi olarak kullanılan ana hole açılır ve buradan asansörle yedinci kata çıkılır. Asansörün üstünde Muhteşem Süleyman'ın Baş Ressamı Matrakçı Nasuh tarafından 1535 yılında yapılan minyatürün bronz rölyefi bulunmaktadır. Daha önceleri beşinci kata kadar taş merdivenler ve üst kısımda ahşap merdivenler kullanılırken ahşap merdiven bugün yenilenerek Hazerfan Ahmet Çelebi'nin rölyefi olan yedinci kattan yukarı çıkmak için kullanılmaktadır. Gözlem balkonu yerden 51.75 metre yukarıda, konik tepenin başlangıç noktası 62.59 metre ve tepe noktası 69.90 metre yüksekliktedir.
Hazerfan Ahmet Çelebi
Hazerfan Ahmet Çelebi Osmanlı döneminde 17. yy'da İstanbul'da yaşamış ve yaptığı kanatlarla uçmayı başarmış ilk havacıdır. Leonardo Da Vinci'nin kuşların uçuşuyla ilgili yaptığı çalışmalardan etkilendiği sanılmaktadır. Galata kulesinden uçarak boğazı geçmiştir. Hazerfan'ın arkadaşlarından Lagari Hasan Çelebi'de ilk uçuşunu konik tepeli içi barut dolu bir roket ile yapmıştır. Ahmet Çelebi'ye çok bilgili olması nedeniyle "1000 bilim" anlamına gelen Hazerfan ismi verilmiştir. Uçmayla ilgili ilk çalışmalarında onuncu yüzyılda yaşamış Türk bilim adamı İsmail Cevheri'den etkilenmiştir. Çelebi Cevheri'nin buluşlarını dikkatle inceleyip birçok defa denedikten sonra Galata Kulesi'ne tırmanıp kendini rüzgara bırakmış Boğaz'ı geçerek Anadolu yakasında Üsküdar sırtlarına konmuştur.
Bu olay büyük sansasyon yaratmıştır. Sultan IV. Murat önceleri bu işten çok memnun olsa da daha sonra Şeyhülislam tarafından aklı çelinmiştir. Hazerfan Cezayir'e sürülmüş ve orada 31 yaşında ölmüştür.
Bugün İstanbul'daki önemli havaalanlarından birine Hazerfan adı verilmiştir. |